film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2012 Pazar

Karanlık Saat


Geçen haftasonu bir arkadaşımla gittiğim bir filmdi Karanlık Saat,orijinal ismiyle "Darkest Hour".Doğrusu fazla birşey beklemiyorduk,internette akıcı ve sıkmayacak bir film olduğuyla ilgili yorumlar okumuştum,bu da o an için biraz kafamızı dağıtıp keyifli vakit geçirmek isteyen bizler için yeterliydi.

Aslında ben Pedro Almodovar'ın "İçinde Yaşadığım Deri" filmini görmeyi çok istiyordum ama yaşadığım şehre(Denizli)nedense kimi vizyon filmleri gelmediği için elimizdeki alternatiflerden bir seçim yaptık ve bu filmi görmeye karar verdik.

Çok iddialı olmasam da iyi bir bilimkurgu izleyicisi sayılırım.Ve bu alandaki en temel yapımları takip etmeye çalışırım.Bu film bazı temel bilimkurgu klişelerini taşıyor ve kimi yapımlardan esinlenmiş.Örneğin gökten inen turuncu ışıklar birebir aynı şekilde İnvasion(Dizi olanı)da vardı.Aradaki fark,orada yere değil suya iniyorlardı.Dünyayı dünya dışı varlıkların istilası ve tüm dünya insanlarının birleşip bununla mücadelesi konusu ise kimbilir kaç defa işlenen çok tipik bir konu.Bu filmin farkı ise,uzaylıların elektriği emen,elektriğin varlığıyla yerini belli eden ve görünmeyen bir takım varlıklar olmalarıydı.Üzerlerine ateş edildiğinde değişip dönüşüyorlardı.Bugüne kadar birbirine benzer tarzda yaratıklardan oluşan birçok uzaylı tiplemesini beyazperdede izlemiş olan bendeniz, bu farklı tarzda uzaylı fikrini sevdim.Ayrıca uzaylıların ortaya çıkıp hareket ettiklerinde çıkardıkları ses de doğrusu tüyleri ürpertiyordu,bu yönüyle de bana Tom Cruise'ın oynadığı "Dünyalar Savaşı"ndaki Tripodların çıkardığı sesleri hatırlattı.

Filmin temposu ise oldukça iyiydi,hiç sıkılmadım izlerken.Ayrıca filme arka planda güzel Moskova görüntülerinin eşlik etmesi de ayrı bir hoşluktu.Filmden çıktıktan sonra Moskova'ya gidesim geldi:)

Kısacası bilimkurgu meraklılarının seveceği,çok beklentiler olmadan izlenirse tatmin edici bir film olduğunu düşünüyorum.

21 Kasım 2011 Pazartesi

Benim Gözümden Film Klişeleri

Amerikalılar değişik insanlar vesselam. Film izlemeyi sevdiğim için bugüne kadar pek çok Hollywood menşeli aksiyon filmi izlemişliğim vardır.Mesela bu filmlerde uzun yola giden tır şoförleri nedense izbandut gibi,kolları dövmeli,kaslı vücudunu vurgulayan beyaz atletleri,karizmatik ancak tekinsiz kişilikleri ile bizim kafamızdaki "tır şoförü" imajından oldukça farklıdır.Nerede bizim bıyıklı,orta boy,daha halim selim 3 çocuklu aile babası tipindeki kamyon şoförlerimiz.Onlar da atlet giyer giymesine ancak "Hollywood yapımı abilerinin" yanında epeyce sönük kalırlar:)


Ayrıca gene dikkatimi çekmiştir,Amerikan filmlerinde çölde giden üstü açık araba sahnelerine çok fazla yer verilmiştir,genellikle içinde birkaç adet fırlama genç bulunur,birisi ayakta,yüzünü rüzgara vermiş,”wuhuuuu” diye bağırmakta,diğerleri gülüşüp şakalaşarak bira içmekte,fonda ise sıkı bir "rock" müzik...Değişmez sahnelerden biridir.





Bir de,korku filmlerinde hiç girilmeyecek yerlere cesaretle dalan tiplemeler vardır,biliriz ki kıyıdan köşeden az sonra eli baltalı bir katil çıkacak ve mutlaka ölecek,nedense hiçbiri de "ben buraya girmeyeceğim,burası ürkütücü" demezler,oysa ki hiç mi korku filmi izlemişliğin yoktur kardeşim,birkaç tane izlemiş olsaydın mutlaka aynı durumdaki herkesin "feci bir sonla" karşılaştığını bilirdin:))



Ayrıca katil hiçbir zaman ilk kurşunla ya da bıçak,balta,kazma..vs. darbesi ile ölmez,yanındaki yaralanmış arkadaşına iyi olup olmadığını sormakla meşgul olan kahramanımızın-önce katilin işinin bitmiş olduğundan emin ol değil mi ya-  arkasından üzerinden kanlar akarak aniden belirir,ya kahramanımızı biraz daha uğraştırır ya da onun "işini bitirir":))


Bir de fark ettiyseniz katil hiç kurbanın peşinden koşmaz ama gene de mutlaka yetişir:)





Eğer bir şehir bazı yaratıklar ya da doğal afetler…vb. şeyler tarafından tehdit altındaysa,nedense belediye başkanı ya da bürokratik şahsiyetler konunun "kaza" ya da başka bir şey olduğunda ısrar ederler ve o sıra bir festival ya da kasaba çapında bir etkinlikle uğraştıkları için konuyu "hasıraltı" etmeye çalışırlar ve kahramanımız da bu durumun ciddiyetini onlara kanıtlamakla uğraşmaktadır(bknz:Jaws filmleri)


Bunlar benim film izlerken not ettiğim ve dikkatimi çeken bazı klişeler. Devamı da geldiği taktirde onları ayrı bir postta yayınlarım.

 
HAYALLER OLMADAN BİZ NEYİZ Kİ? - Blogger Templates, - by Templates para novo blogger Displayed on lasik Singapore eye clinic.